Enver GÜLER

Tarih: 01.02.2026 11:53

Zamla Uyanan Şehir: Bursa

Facebook Twitter Linked-in

Bursa’da sabahlar artık ezanla değil, zam haberiyle uyanıyor.

Gece yatağa girerken kim bilir neler düşünülüyor: “Sabah kalkınca bu şehre bir zam daha yakışır mı?”

Düşünülüyor, taşınılıyor… Sonra karar veriliyor: Evet, zam!

Önce BESAŞ’ın ekmeği ve unlu mamulleri.

Ardından su.

Şimdi de ulaşım.

Yat… zam.

Kalk… zam.

Günaydın Bursa!

Dar gelirli için hayat zaten zor. Emekli pazara fileyle değil, hesap makinesiyle gidiyor. 

Asgari ücretli fakir fukara ayın ortasını getirmeyi değil, ayın başını atlatmayı planlıyor. Ama görünen o ki Büyükşehir yönetimi bu tabloya uzaktan bakmayı tercih ediyor.

Sayın Mustafa Bozbey, tebrik etmek lazım; kısa sürede Bursa’da en hızlı yükselen şey fiyatlar oldu. 

Maaşlar yerinde sayarken, ekmek koşuyor. 

Su akıyor ama ucuzlamıyor. 

Otobüs durakta bekliyor, zam hiç beklemiyor.

Bursalılar size güvendi.

Hem de öyle böyle değil…

“Değişim” dediler, “umut” dediler, “rahat nefes alırız” dediler.

Şimdi o nefes, zamlı faturaların arasında kesiliyor.

Elbette belediyecilik zor iştir. Elbette maliyetler artıyor. 

Ama yük hep vatandaşın sırtına binerse, bunun adı yönetmek değil, seyretmektir.

Tasarruf yukarıda yapılır, bedel aşağıya kesilmez.

Bu şehir sanayi şehri, emek şehri, alın teri şehri.

Bursa’yı ayakta tutanlar lüks makam odalarında değil; sabahın köründe servise binenlerdir, ekmek kuyruğuna girenlerdir, kartına “bakiye yetersiz” uyarısı düşenlerdir.

Velhasıl…

Bursa zamla yönetilmez.

Vatandaş zamla terbiye edilmez.

Bursalı artık şu soruyu soruyor:

“Bir sonraki zam neye gelecek?”

Asıl mesele de bu zaten.

Bir şehrin insanı sabaha umutla değil, zam endişesiyle uyanıyorsa, orada ciddi bir sorun vardır.


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —